İnsanı ve hayatı yapanın zamanın kırıldığı, toplumun radikal dönüşümlere sahne olduğu, destanlara konu sıçramalar olduğu zannı bir yanılgıdır. Medeniyetimiz, kültürümüz, müziğimiz, mutfağımız gündeliğin kucağında büyür, gelişir. Poetik değil prozaiktir bizi yapan…

2006 yaz döneminde dünya politikası pek çok yönden 'kırılmalar' yaşadı. G8 Zirvesi'nden sonra enerjiyi, tükettiğimiz bir meta olarak göremeyeceğiz artık: O uğruna tükendiğimiz bir sevgili. Gücün aynı.

İsrail'in Güney Lübnan'da giriştiği macera Ortadoğu için bir dönüm noktasıydı. Mevcut kızgınlığıyla devam ederse İsrail, Beyrut'a düşen ateş civar ülkelere de sıçrayacak. Bir de Abant'ta bir araya gelmiş onlarca akademisyen, yazar, düşünür, entelektüel ve bendeniz gibi gözlemci, küreselleşme bağlamında Ortadoğu'nun geleceğini tartıştı. Bu sonuncusu bir kırılma noktası değildir. Ama –ifadenin ağırlığını bilerek söylüyorum bunu– konuşmaya değen asıl budur.

Dıyk-i elfaz derdim yok. Yerim dar. Vakti olan dil felsefesi okusun. Konum, neredeyse her çözüm arayışında ihmal edilen prozaik. Poetik ile prozaik arasında olan bir hiyerarşi farkıdır, dikotomi yok. Poetik; sıra dışı, kırılma, değişik, gündeliğin ötesinde, kadrajlanmış, arkaplanı ile kontrastı belirginleştirilmiş... Prozaik; sıradan, gündelik, sokakta, arkaplanın bizzat kendi, ayrıntıdaki sadelik... Şiir poetik, roman prozaik. Savaş poetik, barışın varlığını dahi hissettirmediği huzurlu yaşam prozaik. Lider, kahraman, Mehdi, Mesih poetik; ben, sen, o, biz, camideki cemaat, sokaktaki kalabalık prozaik. Devrim poetik; varlığını bile hissettirmeyen evrim prozaik. Doğum ve ölüm poetik; yavaş yavaş yaşlandıran zaman prozaik. [Bilenine] Vahidi tecelliler poetik; Ehadi tecelliler prozaik. [Bilenlerin kaymak tabakasına] Devir poetik; Dehr prozaik. [Hermönetik okumuş ve muhtemelen kafası karışmışlara] Olay poetik, onu fenomene dönüştüren prozaik. Kur'an'ın nüzûlü poetik, onun camilerde, evlerde, yolculuklarda, savaşlarda, mezarlıklarda, gecenin bağırlarında kıraati yoluyla fenomene dönüşmesi prozaik. [Ariflere] Prozaik tecelligâh-ı Esmaü'l-hüsna. Rabbin, 'O Ben'im' dediği Dehr.

Lider, kahraman, Mehdi, Mesih poetik; ben, sen, o, biz, camideki cemaat, sokaktaki kalabalık prozaik. Devrim poetik; kısıtlı zamanda kendini inkat ettirecek kadar yavaş ilerleyen evrim prozaik. Doğum ve ölüm poetik; yavaş yavaş yaşlandıran zaman prozaik.

Haritaları poetik müdahaleler çizer, ama tarihi prozaik yapar. Yıkımları poetik kırılmalar getirir, ama çözüm her zaman prozaiktir. Barış anlaşması poetik olabilir, ama barışı ve huzuru içselleştirmek, ötekini 'ben'in bir yapıtaşı olarak görmek, birlikte yaşama kültürü geliştirmek hep prozaikin alanında gerçekleşir. Poetik, zamanın durduğu anı resmeder; prozaik sessiz sedasız devam eden zamandır, hayattır, önünde durulamaz bir kuvvettir, son hesapta gerçekten var olan odur. Yazık ki çözüm arayışları hep poetike takılıp kalmış; sistemde, liderde, devlette, uluslar arasında Lokman'ın âb-ı hayatı aranmıştır. Oysa çözüm insanın kendinde, sokağında, seccadesinde, sabrında, gülümsemesinde, direnmesinde, dik durmasında, 'ben varım' demesindedir. Rabıtaları poetik olan birliktelikler destansı ve fakat anlıktır. Yıkılışları da anlık olur. Ümmetin rabıtaları prozaiktir. Din kardeşim benim poetik sıkıntılarım kadar, prozaik problemlerimi de derdeder. Sadece ülkem işgal edildiğinde sokağa dökülmez; açlığımı, okulumu, hastanemi, yollarımı da derdlenir. Depremden sonra ev yapan devlet poetik bir müdahalede bulunmuştur; okul yapan sivil toplum prozaik çözümü üretmiştir.

G8 poetik, Güney Lübnan işgali poetik, Abant Platformu prozaiktir. Çünkü savaşmak poetik, konuşmak prozaiktir. Sabır prozaik olduğu için, gözyaşı prozaik olduğu için, dua prozaik olduğu için direnişin ta kendisidir. Çözüm de prozaiktedir...

Not: Tıpkı Vahidi ve Ehadi tecelliler iç içe girdikleri gibi, prozaikin içinde de olay bazlı poetik, şiirsel kahramanlıklar sergilenir. Abant Platformu hedeflerine ulaştığında adları hatırlanmayacak prozaik kahramanlarına, çaycısına, lokantada çalışanlarına, çıkıp konuşmadıkları halde herkesin kendileri sayesinde konuşabildikleri organizasyon heyetine teşekkürlerimi sunuyorum.

💡
Bu yazı 17 Temmuz 2006 tarihli Zaman Gazetesi’nde aynı adla yayınlanmış makaledir. Yazıda bahsi geçen G8 zirvesi Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin’in talebiyle ‘Enerji ve Dış Politika’ konusuna ayrılmıştı. İsrail’in Beyrut işgalini ise hatırlatmaya gerek yok. Her iki olayın da nasıl birer kırılma noktası olduklarını zaman gösterdi. Abant Platformu … tarihinde …’da toplanmış ve Ortadoğu’nun çatışmalarına çözüm arayışlarını gündemine taşımıştı. Mesajı zaman ve zemin üstü olmakla birlikte yazıyı ortaya çıktığı sosyo-politik ortamdan koparmamak için bu tarihsel kayıtları aynıyla korudum.