> ## Content Index
> Fetch the complete content index at: https://kerimbalci.com/llms.txt
> Use this file to discover other available public pages before exploring further.

# ‘Am Kşe Orho - Ensesi Sert Millet
- URL: https://kerimbalci.com/am-kse-orho-ensesi-sert-millet/
- Published: 2026-10-14T23:19:24.000Z
- Updated: 2026-10-14T23:19:24.000Z
- Author: Kerim Balcı
- Tags: VADEDİLMİŞ YAZILAR

> İsrail, bir gün gelip kendisini çepeçevre saran Arap ülkeleri ile kendisini tamamen emniyette hissedeceği bir barış anlaşması imzalayabilirse, İsrail’in sert ensesi yumuşayacak ve ‘inat’ birden ‘yumuşak karın’ haline dönüşecek.

Herkes biliyor ki Filistin Devleti eninde sonunda kurulacaktır ve İsrail’in, hemen her Filistin kalkışmasına gösterdiği sert tepki biraz da bu ‘baştan mağlup’ edilmiş olmanın getirdiği ‘karşı tarafa ne kadar zarar verirsem kardır’ anlayışından kaynaklanmaktadır. Filistinliler de İsrailliler de iyi biliyorlar bugün taş attıkları ve roket yağdırdıkları ‘öteki’ ile yarın barış masasına oturmak durumunda kalacaklarını. Yitzhak Rabin’in ifadesiyle ‘Şalom Eyn Brera’larını, ‘Barıştan başka seçenek olmadığı için yapılan barışı’ kabullenmek zorunda olduklarını. O zoraki barıştan sonra da sınırları muğlâk, ekonomileri birbirine bağımlı, ortak güvenlik stratejileri belirlemek durumunda olan iki devlet olarak yaşamaya çalışacaklarını biliyorlar. 

Bu şartlar altında taraflardan bekleyeceğimiz ‘kontrollü gerilim’ stratejisini Hamas ve İslami Cihat gibi ‘ötekinin varlığını zaten kabullenemeyen’ Filistinlilerle ‘İsrail ordusundaki sert enseliler’ delip duruyorlar. 

‘Sert Enseli’ tabiri, İbranice ‘inatçı’ demek. Tevrat’ın Çıkış Kitabı 32 ve 33\. bablarında Cenab-ı Allah İsrailoğulları hakkında Hz. Musa ile konuşurken ‘bu halk ‘am kşe orho’dur, ensesi sert kavimdir’ ifadesini kullanır. Zaman içerisinde bütün kutsal metinlerin kazandığı ilave manalar gibi bu ‘sert ense’ ifadesi de toplumun hamuruna bürünmüş, ‘dediğim dedik’, ‘hırçın’, ‘baskıya boyun eğmeyen’, ‘birbirine kenetlenmiş’ gibi manalara gelmeye başlamış.

Modern İsrail de sert enseli bir millet... Golda Meir’in ‘Araplarla ateşkes yaparım ama ellerini sıkmam’ ifadesinde hırçınlığını; İsrail’de 1977-83 yılları arasında başbakanlık görevinde bulunan Menahem Begin’in ‘Dünyanın ne dediği değil, Yahudinin ne yaptığı önemlidir’ ifadesinde dediğim dedikliğini; İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ‘Barışa evet ama barışın tanımını biz yaparız’ ifadesinde benbilirimciliğini yaşatıyor ‘ensesi sertliğin’. Diğer yandan Ben Gurion’un 650 Bin nüfusla 65 Milyon Arap Alemini karşısına alıp bağımsızlığını ilan etmesi ve yalnız başlarına kalsalar birbirlerini bir kaşık suda boğacak dindar, anti-dindar, Rus, Faslı, Yemenli, Alman, Sefarad, Aşkenaz, komünist, liberal, ırkçı, barış taraftarı onca kökenden İsraillinin dış tehdide karşı kenetlenmesi de sert boyunluluğun ilave manaları...

> İsrail düşmanlarıyla güçleniyor. Silah sanayisinden nükleer enerjiye, yüksek teknolojiden haber almaya ‘gelişmişliğin’ ifadesi olan her alanda bir varlık-yokluk savaşının heyecanıyla atılımlar gerçekleştiren İsrail, 72 milletten topladığı onlarca mezhebe, yüzlerce tarikata mensup vatandaşlarını da ortak bir dış düşman tehdidiyle birbirine kenetliyor. 

‘Üzerine gelindikçe güçlenen ve birbirine kenetlenen sert enseli millet’ manası son dönemlerin en çok şahit olunan manası. İsrail düşmanlarıyla güçleniyor. Silah sanayisinden nükleer enerjiye, yüksek teknolojiden haber almaya ‘gelişmişliğin’ ifadesi olan her alanda bir varlık-yokluk savaşının heyecanıyla atılımlar gerçekleştiren İsrail, 72 milletten topladığı onlarca mezhebe, yüzlerce tarikata mensup vatandaşlarını da ortak bir dış düşman tehdidi ile birbirine kenetliyor. 

Geçtiğimiz dönemde İsrail’in dış politikasına hâkim olan Şaronist kafa yapısı İsrail genetiğinin bu ‘ensesi sert’ kromozomunun bir ürünü. Köşeye sıkıştırıldıkça hırçınlaşan ve güçlenen yaralı dişi kaplanın saldırganlığı... 

İsrail, bir gün gelip kendisini çepeçevre saran Arap ülkeleri ile kendisini tamamen emniyette hissedeceği bir barış anlaşması imzalayabilirse, İsrail’in sert ensesi yumuşayacak ve ‘inat’ birden ‘yumuşak karın’ haline dönüşecek. Çünkü o zaman birbirlerine karşı ‘inat’ edecekler. 

İsrail’in kuruluş döneminde oluşturduğu ‘sabra’ miti bir ütopyadan ibaret. Sabra, kaktüs demek. İsrail’in kurucu babaları olarak anılan idealist Yahudiler kendilerini ‘dışı diken içi süt’ olan bu bitkiye benzetirler ve dış düşmanlara karşı sert, içeridekilere karşı yumuşak olduklarını göstermeye çalışırlardı. Ama kuruluş günlerinin idealizmi gerilerde kalıp sıra devletin sunduğu menfaatleri paylaşmaya geldiğinde içerideki süt bozuldu. Henüz 1998 yılında İsrail halkının %40’i bir dindar-laik iç savaşını olası görmeye, hükümet de artan iç gerilimlere karşı ‘barış içinde bir arada yaşama’ projeleri geliştirmeye başlamışlardı. 

İsrail’in ‘ensesi sertliğini’ Gazze Soykırımı sırasında, bütün dünyanın eleştiri oklarına rağmen, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulmuş kural tabanlı uluslarası sistemi yıkmak pahasına intikamın en ezicisini alırken müşahede etti dünya… Bu kadar ense sertliğinin eninde sonunda kendisine zarar vereceğini de göreceklerdir bir gün… 

💡

Bu yazı 26 Kasım 2000 tarihli Zaman Gazetesi’nde aynı adla yayınlanmış makalenin güncelleştirilmiş halidir.